Toshiba B-SA4T

Toshiba B-SA4T Toshiba’nın masaüstü orta seviye bir barkod yazıcı modelidir. Dayanıklı ve hızlı olması zor koşullarda pratik çalışma olanağı sağlamaktadır. Direkt termal baskı ve termal aktarım teknolojisi mevcuttur. Yazıcı ayarları ve baskı seçenekleri LCD ekrandan kolaylıkla yapılabilir. Yazıcının bakımıyla ilgili kullanıcının yapabileceği hemen her şey yalnızca üst kapağın çıkarılması ile mümkün olabilmektedir. SNMP yazılımıyla network üzerinden bağlantı kurularak gerekli işlemin bağlantı üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür. 238 mm x 401,7 mm x 331,5mm boyutlarında ve 15 kg ağırlığındadır.

200 dpi çözünürlük kafasıyla alınan Toshiba B-SA4T, sadece kafasını değiştirerek ve başka herhangi bir işlem yapmadan 300 dpi çözünürlükte bir yazıcı elde edilebilir. Paralel port, USB 2.0 LAN, seri port ve Wireless LAN arabirim özelliklerini taşımaktadır.

300 dpi kafa ile baskı genişliğini 105,7 mm’ye çıkarabilmek mümkündür. Baskı uzunluğu maksimum 999 mm, baskı hızı ise 152,4 mm/sn’ye kadardır.

Boyut, özellik ve işlevsellik bakımından çalışma ortamında performans ve pratiklik beklentilerini karşılayabilecek Toshiba’nın B-SA4T model yazıcısı, tercih sebebi olabilmesi açısından yeterli donanıma sahiptir.

Türk Meselesi

Irkçılık sebebiyle sinemizde açılan 90 yıllık yaraları yeni yeni tedavi etmeye başladık. Yıllardır Şark Meselesi, Kürt Meselesi diyerek önümüze sunulan ve birlik ve beraberliğimizi zedeleyen bu tutumlar kardeşlik bağlarının tekrar kuvvetlenmesiyle rafa kalkıyor yavaş yavaş. Ancak bir vatanda yaşayan etnik kökeni farklı kimseleri tek çatı altında birleştirmek yerine ayırıp, bundan rant elde etmek isteyenler milliyetçilik silahını kullanıyorlar. Bu silah da adeta keskin bir neşter gibi kesiyor, bölüyor, parçalıyor bizi.

Son olarak AKP’li Yasin Aktay’ın “Türk diye bir ırk yoktur” sözü, Türk vatandaşlarımızın tepkisini çekti ve onları Türklüklerini ispatlama yoluna sevketti. Tarihte Türk ırkı olarak kazandıkları çok büyük zaferleri hatırlayan vatandaşlarımıza yine bir gurur hakim oldu ve Türklüğü üstün bir meziyet olarak görmeye başladılar. Şüphesiz Allah-u Teala katında en üstününüz, Allah Teala’dan en çok korkanınızdır.” (Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 5/411) Üstünlük kimin soyundan geldiğin değil yani, kim yolundan gittiğin. Peygamber Efendimiz’in Hazret-i Fatıma’ya buyurduğu üzere “Ya Fatıma! yemin ederim peygamber kızı olman seni kurtarmaz, namazını kıl salih ameller işle.”

Türk ırkının varlığını ispat etmeye çalışanlar bazen işin dozunu o kadar abartıyorlar ki olay aslı astarı olmayan iddiaları ayet derecesine muhkem gibi zikretmeye kadar dayanıyor. Birçok peygamber Türk ilan ediliyor. Kutsal kitaplarda gizlice Türklerden bahsedildiği ve övüldüğü anlatılıyor.

Şıracının şahidi bozacı dercesine, dünyaya ırkçılık ve ulus millet felsefesini yayan Fransızların görüşlerine dayanılıyor. Örneğin Nuh Aleyhissam’ın Türk olduğu iddia ediliyor. Bu, ciddi Fransız gazetesi Le Figaro‘nun manşet haberinde ortaya attığı bir iddia. Karadeniz’de, Sinop açıklarında yüz metre derinlikte bulunan kent kalıntılarının din kitaplarındaki Tufan olayının Filistin’de değil, Karadeniz’de meydana geldiği iddialarını doğruladığını söyleyen Le Figaro ‘Hz. Musa’nın bir Mısırlı olduğu kesinlik kazanıyor. Hz. İbrahim’in Kaldeli bir Bedevi olduğu biliniyor. Hz. Nuh da kesinlikle Türk’tü’ diye yazdı. (Anne-Marie Romero, Le Figaro, 16-17 Eylül 2000)

Türklerin soyunun Nuh Aleyhisselam’ın oğlu Yafes’in soyundan geldiği bilinen bir gerçek. Yani Nuh Aleyhisselam zamanında Türk ırkı diye bir ırk yok ki Nuh Aleyhisselam Türk olsun.

Olaylar ve iddialar “Hazreti Muhammed de Türktür” demeye kadar gidiyor. Yok Artık! Türk diye bir ırk yoktur diye bir söz ne kadar akıl ve idrakten uzaksa bu iddia da en az o kadar akıl ve idrakten uzaktır.

Mühim olan kim olarak doğduğun değil kim olarak öldüğündür. Fars diyarında Mecusi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Selman-ı Farisi, uzun yıllar boyunca hak ve hakikat peşinde koşmuş, nihayet 95 yaşında Medine’de Peygamber Efendimizi bulmuş ve Müslüman olmuştur. Farklı bir ırktan, farklı bir kültürden yetişmiş olmasına rağmen Peygamber Efendimizin “Selman bizdendir, Selman ehl-i beytimdendir” müjdesine nail olmuştur.

Irkçılığın zirve yaptığı Hazreti Peygamber dönemi Hicaz yarımadasında, Habeşistanlı Bilal-ı Habeşi’nin dini olan İslam’ı, onunla aynı dinde olmayı gururlarına yediremedikleri için kabul etmeyen nice kimseler hidayetten mahrum kalmış ve rahmet denizinden bir damla alamadan ahirete göçmüşlerdir.

Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a bir üstlünğü yoktur. Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün, Türk’e bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük Ancak Allah katındadır. İslam tutkalı ile birleşmek yerine ırkçılık zımparası ile yıpranan kardeşlerimi ikaz etmek boynumun borcudur.

Tenor Kurşun Yağdırdı

Çeşitli dizi ve filmlerde rol alan aynı zamanda tenor olan Muzaffer T.   isimli sanatçı, motosiklet alışverişi nedeniyle tartışmaya girdiği arkadaşını herkesin gözü önünde vurdu. Bir restoranda müdürlük yapan Tuncay Ergün silahlı saldırının ardından hastaneye kaldırıldı. Hastanede ameliyata alınan Ergün, doktorların tüm çabalarına rağmen 01.00 sularında vefat etti.

Olayın adresi Muğla’nın Marmaris ilçesi. İddaaya göre kavganın nedeni, ikili arasındaki motosiklet alışverişi. Muzaffer T. arkadaşı olan Tuncay Ergün’den bir motosiklet almıştı. Fakat aldığı motosiklet arızalı olduğu gerekçesiyle sık sık tartışma yaşayan ikili, son olarak Muzaffer T. nin Ergün’ün çalıştığı bir restoran gelmesiyle devam etti. Tartışmanın büyümesiyle birlikte Muzaffer T. adlı kişi Ergün’ü darb etti. Ardından yere düşen Ergün’ü vücudunun çeşitli yerinden vurdu. Etrafta panik yaratan olayın ardından Ergün hastaneye kaldırılırken, Muzaffer T. adlı kişi ise gözaltına alındı. Hastaneye kaldırılan Ergün, ameliyata alındı. 2 saat süren ameliyat sırasında fenalaşan Ergün tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ergün’ün vefatının ardından Muzaffer T. adliyeye sevk edildi.

İlginç cinayetin zanlısı Muzaffer T. adlı kişinin dizi ve film oyuncusu olduğu aynı zamanda devlet tenor olduğu da ortaya çıktı. 10 dilde şarkı söyleyebilen ve Viyana devlet operalarında sözleşmeli olarak çalışan sanatçı ‘’Yetenekli genç tenorlar’’ özel ödülünün de sahibiydi. 5 yıldır Marmaris’te yaşayan tenor, Çemberimde Gül Oya dizisinde 3 bölüm rol almış ve Kurtlar İmparatorluğu adlı filmde de bir seri katili canlandırmıştı.

Vazelin Nerelerde Kullanılır?

Kış mevsiminin kapımızı çalmaya hazırlandığı bu günlerde, soğuktan üşüyen cildinizin soğuktan korkmaya başladığını hissediyor olabilirsiniz. Hava soğuduğunda, vazelin kurtarıcı bir bakım ürünü oluyor bizler için. Her cüzdana uygun oluşu ve aynı zamanda da kolay bulunuyor oluşu, böyle durumlarda aklımıza ilk gelen bakım ürünü olmasını sağlıyor.

Cildimiz için kullandığımız bu faydalı bakım ürününü nereler de kullanabiliriz, hiç düşündünüz mü?

Saçlarınız kabar kabar mı oldu? Sanki parmaklarınızı prize soktunuz da saçlarınız elektrik yüklenmiş gibi mi hissediyorsunuz? Elinize bir miktar vazelin alın ve elinize dağıttıktan sonra saçlarınıza sürün. Saçlarınızın sözünüzü dinlediğini görünce, keyfinize keyif gelecekJ Aynı zamanda saçlarınızı şekillendirmek için de bu bakım ürününü elverişli bir şekilde kullanabilirsiniz.

Çok sevdiğiniz parfümünüzün kokusu eğer hızlıca sizden uçup gidiyorsa, vazelininizi parfümü sürdüğünüz bölgeye sürün ve bu şekilde sıkmayı deneyin! Parfümünüzün kokusunu saatlerce hissedeceksiniz.

Makyaj malzemeleri, olmazsa olmaz bakım ürünlerimiz! Hele bir de çok sevdiğimiz rujlarımız, farlarımız, rimellerimiz kesin çantamızda mevcuttur. Bu malzemeleri çok fazla kullandığımız için havayla teması çok fazla olur. Bu nedenle kuruması daha hızlı olur. Bunu önleyebilmek için makyaj malzemeleriniz içine azıcık vazelin koyarsanız, kurumasını önlersiniz. Aynı zamanda, kullanım ömrünü de uzatmış olursunuz.

Ayak topukları çatladığı zaman kendine gelmesi çok zor olur. O sert çatlakların üstesinden gelmeniz çok kolay. Yatmadan önce, ayaklarınıza vazelinle masaj yapın ve sıcacık çoraplarınızı giyin. Sabah kalktığınızda ayaklarınız pamuk gibi olacak.

Kendinize doğal ruj yapmak ister misiniz? Vişne suyu ve vazelini karıştırıp mikrodalga da iki dakika bekletin. Vişneli dudak korucunuzla dudaklarınızı yememek için kendinizi zor tutacaksınızJ

Makyaj temizleme malzemeleriniz bittiyse, neyle yüzünüzü temizleyeceğinizi düşünmenize hiç gerek yok. Vazelininizle yüzünüzü kolayca temizleyebilirsiniz. Sonra yüzünüzü sodayla yıkayın. Yüzünüz hem yumuşacık olur hem de ferahlar.

Bazen başımıza gelir. Yeni bir yüzük denersiniz ve bir de bakmışsınız yüzük parmağınızdan çıkmıyor! Çantanızdan vazelininizi çıkarın ve parmağınıza sürün! Hemen çıktığını göreceksiniz.

1 18 19 20 21 22 54