Sosyal Medya Ağları Nasıl Doğdu ?

Sosyal Medya Ağları Nasıl Doğdu ?

Sosyal medya günümüzde çoğumuzun vazgeçilmez olarak nitelendirdiği, hemen herkesin kullandığı ve neredeyse refleksif hale gelen bir olgudur. Nereye, kiminle, ne yapmaya gittiğimizi; yediğimizi, içtiğimizi ve bütün bunları hangi ruh halinde tamamladığımızı paylaşmak artık hayatın bir parçası haline geldi ya da getirildi.

Peki, her gün, her an kullandığımız bu sosyal medya ağları nasıl doğdu?

Aslında bu kadar büyüyeceği tahmin edilmeyen bu “sosyal ağ” sistemi, başlangıçta bir üniversitenin kampüsündeki öğrencilerin kendi aralarında rahatça iletişime girmeleri için yine Sosyal Medya Ağları Nasıl Doğdu ?aynı kampüsün öğrencileri tarafından başlatıldı. Kampüste hızlıca kullanılmaya başlanan sistem, zamanla büyüyüp önce diğer kampüsler ve üniversitelere, ardından tüm dünyaya yayıldı.

İşler büyüyünce gelen ticarileşme hırsı, sosyal ağlara da sıçrayınca sistem daha da stabilleşerek hayatımızın temeline oturdu. Böylesine küçük çapta başlayıp dünyaya mal olan bu güç, eşyanın tabiatı gereği benzerlerinin de oluşmasını sağladı.

İnsanlar gün geçtikçe daha fazla paylaşma isteği duyuyor, daha farklı araçlar arıyordu. Bu gibi isteklere kulak veren girişimciler, iletişimin farklı yöntemlerinden ilham alarak yeni araçlar geliştirdiler. Sadece fotoğrafların paylaşılabildiği alanlardan, 140 karakterlik mini girdiler oluşturmanızı sağlayan siteye; 7 saniyelik video döngüleri yayınlayabileceğiniz uygulamalardan, nerede olduğunuzu bildirebileceğiniz GPS destekli ağlara kadar genişledi sosyal medya fenomeni.

Teknoloji gelişip bilgisayarlara olan ihtiyaç artık akıllı telefonlarla kapatılınca, sosyal medya ağları da bütünüyle olmasa da alan değiştirip cebimizde kendine yer etti. Başlangıçta kolay iletişim için kurulan bu ağların günümüzde refleks davranışı ve hatta bağımlılık haline gelmesine yol açan da, akıllı telefonlar ile birlikte gelen erişim kolaylığı oldu.

Yıllar içinde farklılaşıp çoğalan uygulama ve web siteleri, gün geçtikçe yenilerini doğurmaya devam ediyor. Gelecekte şimdi kullandığımız araçları terk edip yenilerine adapte olmamız an meselesi.

Kızıl Saç Tehlikede

Nüfusunun yüzde kırkının kızıl saç genine sahip olduğu İskoçya’dan kızıl saç geni ile ilgili bilimsel bir açıklama geldi. Gen mutasyonu hakkında araştırmalar yapan Scotland DNA kliniğinin yöneticisi Dr. Alistair Moffat, küresel ısınma nedeniyle kızıl saç geninin tehlikede olduğunu söylüyor. İskoç bilim adamının açıklamalarına göre, kızıl saç genini bulutlu havalar destekliyor. Güneş alamayan bölgelerdeki D vitamini ihtiyacını karşılamak için kızıl saçlılık ve açık tenlilik oluşuyor. Küresel ısınmanın etkisiyle bulutlu havaların azalacağı bölgelerde – ki özellikle İskoçya, İrlanda ve İngiltere’nin kuzeyindeki bölgelerde bu değişim yaşanıyor- kızıl saç geninin bu değişimden olumsuz etkileneceği söyleniyor.

Kimliği gizli tutulan bir diğer araştırmacı da Moffat’la aynı görüşleri destekliyor; hatta bir adım daha öteye götürerek dört yüzyıl içinde kızıl saç geninin yok olabileceğini söylüyor. Sıcak havaya uyumlu olmayan genlerin zamanla yok olacağını savunan araştırmacı, kızıl saç ve açık tenlilik gibi mavi göz geninin de yok olmaya başladığını belirtiyor. Her iki araştırmacı da bu görüşlerinin küresel ısınmaya bağlı ilklim değişiklerinin öngörüldüğü gibi olup, havadaki bulut miktarını değiştirmesi durumunda geçerli olacaklarını söylüyorlar. Yani şunu göz ardı etmemeliyiz ki; küresel ısınmanın tam olarak çözümlenemeyen ilerleyişinin bu araştırmayı geçersiz kılma payı da mevcut.

Motorola El Terminali Fiyatları

Motorola PPT 8800 el terminali hareketli iş ortamlarında küçük ve hafif terminal ihtiyaçları için üretilmiş olan bir üründür. Kompakt tasarımı ile cebinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz aynı zamanda çeşitli yazılım ve donanım özellikleri sayesinde yanınızda ekstradan cep telefonu taşımanıza da gerek kalmadan telefon olarak da kullanabileceğiniz özelliklere sahip bir üründür. Motorola el terminali kullanımı oldukça kolaylaştırıldığından dolayı bu ürün sayesinde kullanıcı dostu tanımını yeniden ele alacaksınız. Geniş sıcaklık aralıklarında performansından ödün vermeden çalışması için özel ayarlamalar yapıldığından dolayı iç ve dış mekanlarda aynı performans ile kullanabilirsiniz. Motorola el terminali kalemi ile de tek elle rahatlıkla kullanma olanağına sahipsiniz. Ip54 standartlarına uygun olarak dizayn edildiğinden dolayı düşme gibi birden çok gerçekleşme ihtimali olan darbelere, toz gibi dış etmenlere karşı korumalıdır. Bu kadar korumalı olmasına rağmen sadece 295 gram ağırlığı ile de yanınızda taşırken varlığını hissetmeyeceksiniz. Olası bir sorun yaşamanız durumda ise de Motorola el terminali servisine yollayarak sorunun ne olduğunu öğrenip çözümüne hemen kavuşabilirsiniz. Wi-fi bağlantı tipi de bulunduğundan dolayı Motorola el terminali wifi ayarlarını kısa yoldan zahmetsiz bir şekilde yapabilirsiniz. Sahip olduğu iki farklı ( standart tuş takımı ve 15 tuşlu numerik takım) tuş takımı ile de kullanıcının rahat etmesi için ürün tasarımında ellerinden gelen her şeyin bu üründe bulunduğunu görüyoruz.

Beyaz Eşya

Üretilen ilk çeşitlerinin dış rengi itibariyle “beyaz eşya” olarak isimlendirilen elektrikli ve elektronik dayanıklı ev eşyalarının genel adıdır. Ülkemizde yerli ve yabancı sermayeli yerleşik üretim tesisleri bulunmaktadır. Bu tesislerdeki üretim Türkiye iç piyasasının yaklaşık %90’ını karşılamaktadır.

Beyaz Eşya sektörünün ürün yelpazesindeki buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak gibi temel ürünlerle başlayan çeşitlilik küçük ev aletleri ile devam etmektedir.

Beyaz eşya ürünlerinin temel özelliği dayanıklı tüketim malı olmasıdır. Bu nedenle tüketici aldığı eşyanın uzun ömürlü olmasını ve ihtiyaçlarını öngörülen sürede karşılamasını beklemektedir. Yapılan araştırmalar, beyaz eşya kullanıcılarının satın almadan önce ürün kalitesi ve fiyat araştırması yaptığını belirtmektedir. Satın alınacak ürünün kullanım ve montaj hizmetleri ile satış sonrası kontrol süresinin uzunluğu da göz önünde bulundurulmaktadır. Kontrol süresi şeklinde de tabir edilen garanti kapsamı ve süresinin uzunluğu kullanıcının ürüne yaklaşımını önemli ölçüde etkilemektedir. Garanti kapsamı içerisinde kullanımının satıcı tarafından karşılanması ise iyi organize olmuş bir satış ağının destekleyicisi teknik hizmetle mümkündür.

Tüketicinin ihtiyaçlarının karşılanacağı yönünde bir güven tesis etmek gereklidir. Beyaz eşya kullanım ve sorunları hakkında ülkemizdeki Ar-Ge çalışmaları her geçen gün farklı sonuçlarla kalitenin arttırılmasını sağlamaktadır. Doğaya uyumlu, enerji tasarruflu ürünlere ilginin artmasıyla çalışmalar enerji verimliliği şeklindeki üretime yönelmiştir.

1 2 3 4